Ketozise Girdiğimizde Vücudumuzda Olanlar

Ketozisle tanıştınız mı? Ketozis Nedir ve Ketozise Girdiğimizde Vücudumuzda Olanlar Nelerdir? Biraz değişik ve bazen zorlu bir süreçten bahsediyoruz evet. Ketozise girdiğimizde vücudumuzda olanlar, oldukça sağlıklı bir evrenin ilk adımları olarak nitelendirilebilir.

Tüm ketojenik diyet uygulayanların ana amacı aslında vücudu bu duruma sokmaktır.

Ketojenik Beslenme ile yeni tanışıyorsanız; Ketojenik Diyet hakkında A’dan Z’ye her şeyi anlatan yazımızı buradan okuyabilirsiniz. Hatta keto diyetteken ne yiyip ne yiyemeyeceğinize kadar çok detaylı bilgilerin hepsini yazıda bulabilirsiniz. Ama kısaca özetlemem gerekirse Ketojenik Beslenme düşük karbonhidrat ve yüksek yağ alımı ile vücudu ketoz evresine sokmayı hedefleyen bir beslenme biçimidir.

Bu yazıda tamamiyle ketozis evresini, faydalarını ve yan etkilerini masaya yatıracağız. Yani merak ettiğiniz bir sürü sorunun cevabını bu yazıda bulacaksınız.

ketozise girdiğimizde vücudumuzda olanlar

Ketoz (Ketozis) Nedir?

Evet sağlıklı beslenme ve sağlıklı kilo verme için bugünlerin en gözde diyetlerinden biri ketojenik diyet. Düşük karbonhidrat alımı ve yüksek yağ alımı ile gerçekleşen bu diyet gerçek anlamda doğru bir şekilde uygulandığında, vücudumuzda keton seviyeleri yükselmeye başlar.

Bu keton adı verilen maddeler, hücrelerimiz için yeni bir enerji kaynağı sağlar. İşte bu aşamada ketoz durumuna girmiş oluruz. Bu beslenme tipinin bir çok sağlıklı sonucunu almamız tam da bu evre sayesinde gerçekleşir.

ketoz nedir

Ketojenik bir diyetteyken vücudumuz, insülin seviyelerinde düşüş ve yağ yakımının hızlanması durumuna uyumlanan bir dizi biyolojik adaptasyon sürecinden geçer.

Bu evrede karaciğerimiz tüm vücuda enerji sağlamak için çok sayıda keton üretmeye başlar. Fakat buna rağmen ketozis evresinde olup olmadığımızı anlamak bizim için biraz zor olabilir.

Bu nedenle bunu daha kolay anlayabilmeniz için, ketoz evresine girdiğimizde vücudumuzda olanlar hakkında 10 farklı belirtiyi aşağıda detaylı inceleyebiliriz.

1- Ağız Kokusu

Ketozise girdiğimizde vücudumuzda olanlardan en başlıcası ağız kokusu derdi olabiliyor.

ketoz ağız kokusu

Aslında bu ne yazık ki ortak bir yan etkidir. Ketojenik ve Atkins diyeti gibi düşük karbonhidratlı beslenme planları içeren benzer diyetler uygulayan birçok kişi, nefesinde asidik bir koku olduğunu bildirmektedir.

Bu durum vücuttaki yüksek keton seviyelerinden kaynaklanır. Yani suçlu tam olarak idrar ve nefesimizden çıkan asidik bir maddedir.

Kötü bir ağız kokusu, sosyal yaşamda zorlayıcı bir durum olsa da aslında keto beslenmede çok olumlu bir işaret olarak değerlendirilmektedir. Bununla ilgili uzmanların önerisi gün içinde dişlerimizi birkaç kez fırçalamak ve sakız çiğnemektir. Yalnız tercih edeceğiniz sakızlarda şeker içeriği olmaması önemlidir. Yoksa ketozdan çıkabilirsiniz.

Ayrıca gün içinde ağzınıza karanfil atıp emerek de bu sorunu çözüme kavuşturmayı deneyebilirsiniz.

2- Kilo Verme

Ketojenik diyet, kilo kaybı için oldukça etkilidir.

ketozise girdiğimizde vücudumuzda olanlar

Onlarca araştırmada da gözlemlendiği gibi ketojenik beslenmeye geçtiğinizde kilo vermeye başlayacaksınız.

Keto diyete başladığınızda ilk hafta boyunca hızlı kilo kaybı yaşamanız olasıdır. Bu aşamada verilen kilolar vücutta depolanmış olan su ve karbonhidratlardır.

Bu ilk hızlı düşüşten sonra, diyete sadık kaldığınız sürece vücuttaki yağ depoları tüketilmeye başlanır. Yani yağlarınızı kaybederek kilo verme aşaması ilk haftadan sonra başlar.

3- Kanda Keton Seviyelerinin Yükselmesi

Ketojenik diyetin bilinen en önemli etkilerinden bir diğeri vücudumuzdaki kanda keton seviyelerinin yükselmesi ve buna bağlı olarak da kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesidir.

Keto beslenmeye devam ettikçe vücudumuz enerji ihtiyacını karşılamak için ketonları kullanarak yağ depolarımızdan yakmaya başlar.

ketonlar ve ketozis

Ketosis evresini anlayabilmek için en güvenilir ve gerçek yöntem özel bir test ile kandaki keton seviyelerini ölçmektir.

Bu test kandaki beta-hidroksibutirat (BHB) miktarını hesaplayarak keton  seviyesini ölçümler. Bu BHB kan değeri vücutta en öncelikli olarak yükselen ve gösterge olan keton seviyesidir.

Konunun uzmanlarının verdiği bilgiye göre ketojenik diyete bağlı beslenme ketozu, 0.5-3.0 mmol / L arasında değişen kan ketonları olarak tanımlanmaktadır.

Kandaki keton seviyesini ölçmek en doğru metod test yöntemidir ve çoğu araştırma çalışmasında da bu yöntem kullanılıyor. Oldukça kolay bir uygulaması olan bu  testte parmağınızdan şeker ölçümündeki gibi minik bir iğne deliğinden kan alınıyor.

keton seviyesi kan testi

Tabi bu test kitleri biraz pahalı olabiliyor gördüğüm kadarıyla. O nedenle insanlar online satış kanallarında en uygun fiyatlı test kitlerini bulmayı deniyor. Testi sürekli yapmaya da gerek yok. 2 haftada 1 yapacağınız test ile vücudunuzun keton seviyelerini sağlıklı bir şekilde takip edebiliyorsunuz.

4- Nefeste ve İdrarda Keton Seviyelerinin Yükselmesi

Vücudumuzdaki keton seviyelerinin yükseldiğinin ve ketoz evresine girdiğimizin bir diğer göstergesi de nefeste ve idrarda keton seviyelerinin yükselmesidir.

Yine keton seviyelerini ölçümlemek için kullanılan bir nefes analiz testi de bulunmaktadır.

Bu test, keto beslenme ile birlikte kan değerimizde yükselen aseton seviyesini ölçümler.

nefes keton ölçümü

Bu test sayesinde yine vücutta yükselen keton seviyeleri ölçümlenebilmektedir.

İlk ve en güvenilir yöntem kan testi olsa da nefes analiz testi sonuçları da araştırmalarda çok yüksek oranda gerçekçi sonuç vermiştir.

Nefes analizinin yanı sıra bir diğer kayda değer teknik de idrardaki keton seviyelerini günlük olarak ölçümleyebileceğiniz idrar gösterge çubuklarıdır.

keton idrar testi

Bu yöntem en hızlı ve en uygun fiyatlı olan test yöntemi olmakla birlikte, diğer testlere göre güvenilirliği 3. sırada gelmektedir.

5- İştahın Bastırılması

Keto beslenmeye geçen çok sayıda kişi açlık hissinde ileri seviyede düşüş olduğunu belirtmiştir.

Bu belirtinin tam nedeninin beslenme tipinin değişikliğinden kaynaklı hormonal değişiklikler ile artan sebze ve protein tüketimi olduğu düşünülmektedir.

ketozise girdiğimizde vücudumuzda olanlar

Ayrıca ketonların beyne tokluk hissi alarmı verdiği de değerlendirilmektedir.

Neticede eğer yüksek bir tokluk hissi yaşıyorsanız ketoz evresinde olabilirsiniz.

6- Yüksek Odaklanma ve Enerji

İnsanlar genellikle çok düşük karbonhidrat alımlı diyetler yaparken, kendilerini yorgun ve hasta hissettiklerini belirtirler. Hatta buna genellikle “düşük karbonhidrat gribi” veya “keto gribi” denir. Yalnız bu durum ketojenik diyete alıştıktan sonra tam tersine dönüyor.

Ketojenik beslenmenin ilk bir kaç haftasında yorgunluk hissiniz olsa da keto beslenmeye devam ettikçe odaklanma kabiliyeti ve enerjimiz artıyor.

keto artan odaklanma

Bunun nedeni şöyle açıklanabilir: Düşük karbonhidratlı beslenmeye başladığımızda vücudumuz enerji kaynağı olarak karbonhidrat yerine vücutta depolanmış olan yağları yakmaya geçer. Fakat ilk geçiş döneminde buna adapte olması için bir zaman geçer. Bu nedenle ilk başladığımız dönemde yorgunluk, halsizlik hissetmemiz normaldir.

Ardından, yani vücut bu duruma adapte olduğunda ise ketoz evresine geçiş yapar. Bu aşamada beynin büyük bir kısmı glikoz yerine ketonları yakmaya başlar.

Bu ketonlar beynimiz için son derece güçlü bir yakıt kaynağıdır. Bu beslenme tipi; beyin hastalıkları, beyin sarsıntısı ve hafıza kaybı gibi durumları tedavi etmek için tıbbi ortamlarda test amaçlı kullanılmaktadır.

Bu nedenle, uzun süreli ketojenik beslenme uygulayan insanların daha fazla konsantrasyon, yüksek odaklanma ve gelişmiş beyin fonksiyonları sonuçlarını elde etmesi sıklıkla görülmektedir. 

Karbonhidrat alımını ortadan kaldırmak aynı zamanda kan şekeri seviyelerini kontrol etmeye ve stabilize etmeye yardımcı olmaktadır. Bu durum da yine beyinsel fonksiyonlarda iyileşmeye vesile olmaktadır.

7- Kısa Süreli Yorgunluk

Yine yukarda da bahsettiğim gibi ketojenik diyete başladığında insanların çoğu kısa süreli yorgunluk şikayeti ile doktorlarına başvurmaktadır. Çünkü aslında bu beslenme tipinin ilk başlarda en sık görülen yan etkisi halsizlik ve yorgunluktur.

ketozis ve yorgunluk

Tam da bu nedenle insanlar genellikle henüz ketozise giremeden bu diyeti yapmaktan vazgeçerler. Böylece ketojenik beslenmenin ana faydalarını göremeden diyeti bırakmış olurlar.

Siz de başladığınızda şunu unutmayın ki bu yan etkiler doğaldır. Karbonhidratlı bir beslenme tipi ile onlarca yıl çalışan vücutlarımız farklı bir sisteme geçerken haklı olarak tepki verir. Doğal olarak da bu geçişe uyum sağlamak bir gecede gerçekleşmez. Vücudumuzun tam olarak ketozise girmesi 7-30 gün arasında sürer.

Bu süreçte hissettiğiniz yorgunluk etkisini azaltmak için elektrolit takviyeleri almak bir çözüm olabilir. Beslenme ile aldığımız su ve ilave tuz içeren işlenmiş gıdaların kesilmesi ile vücutta elektrolit eksikliği oluşur. Bu nedenle günlük 2.000-4.000 mg sodyum, 1.000 mg potasyum ve 300 mg magnezyum gibi takviyeler almak vücudun elektrolit eksikliğini düzenleyecektir.

8- Kısa Süreli Performans Düşüklükleri

Yine az önce de bahsettiğim gibi, karbonhidratların beslenme düzeninden çıkarılması ilk önce genel yorgunluk belirtilerine yol açmaktadır. Yine aynı süreçte düzenli spor ve egzersiz yapanların kısa süreli performans düşüklükleri yaşaması da olasıdır.

keto ve performans düşüklüğü

Esas olarak ana sorun vücudun en verimli enerji kaynağı konumunda olan glikojen depolarındaki azalmalardan kaynaklanmaktadır. Düzenli ve yüksek yoğunluklu spor yapanların bu nedenle etkilenmesi çok normaldir.

Yalnız bu sizi yıldırmasın. Beslenme düzeni değişiminizin ardından bir kaç hafta geçtiğinde performans normale dönecektir. Hatta ketoz evresinde ketojenik beslenmenin faydasını bile göreceksiniz.

Örneğin; ketozise girdiğimizde vücudumuzda olanlar arasında en önemlilerden biri vücudumuzun yağ yakma yeteneğinin artmasıdır.

Bu alanda yapılmış olan çok ünlü bir bilimsel çalışmada; ketojenik diyete geçen sporcuların, bu diyeti uygulamayan sporculara kıyasla, egzersiz yaptıkları zaman % 230 daha fazla yağ yaktıkları tespit edilmiştir.

Yani yağ yakma amaçlı spor yapanlardansanız ketojenik diyet sizin için oldukça uygun bir seçenek olacaktır. Başta geçirdiğiniz yorgunluk ve halsizlik dönemini atlatmaya odaklanırsanız ketoz evresinde oldukça fayda sağlayacaksınız demektir.

9- Sindirim Sorunları

Ketojenik diyet yediğiniz bütün yiyecek türlerinde büyük bir değişiklik yapmanızı içerir. Yine bu beslenme tipinin değişimden dolayı sindirimsel değişiklikler yaşarız ve kabızlık ya da ishal gibi yan etkiler görülebilir.

ketoza bağlı sindirim sorunları

Bu sorunların bazıları ketozis evresine geçtikten sonra azalmalıdır, ancak yine bu dönemde de sindirim sorunlarına neden olabilecek farklı gıdalar tüketmek de ara ara bu yan etkileri tekrar görmemize neden olabilir.

Bunu önlemek adına bol miktarda lif içeren sağlıklı sebzeleri bolca tüketmeye çalışmalısınız. Yine sindirim sorunlarını önlemek adına öğünlerinizde çeşitli besinleri tüketmelisiniz ve tek bir yiyecek tipine kalmamalısınız.

Bu konuda dikkatli davranmak sindirim sorunlarını önleyecek ve besin yetersizliği riskini ortadan kaldıracaktır. Unutmayın neticede amacımız sağlıklı olabilmek.

10- Uykusuzluk

Ketojenik diyete geçen bir çok kişinin sık gördüğü yan etkilerden biri de uykusuzluk problemidir. Düşük karbonhidratlı beslenme düzenine geçişte çok derin uyuyamama ve geceleri uyanma gibi şikayetleriniz olabilir. Ancak merak etmeyin bu da ketozis evresinde yok olan yan etkilerden biri.

ketoz ve uykusuzluk

Hatta ketozise girdiğimizde vücudumuzda olanlar nedeniyle işler yoluna girdiğinden daha iyi bir uyku çektiğini söyleyen çok sayı da kişi de bulunmaktadır.

Sonuç

Evet sonuç olarak yazıda anlattığımız bu belirtiler ve farklı evreleri sayesinde ketozis evresinde olup olmadığımızı anlamak daha kolay olacaktır. Ve eğer gerçek anlamda ketojenik beslenme kurallarına uyuyorsanız vücudunuzda ketoz evresine geçiş mutlaka gerçekleşecektir.

Siz yine de gerçek bir değerlendirme ile vücudunuzda ketoz gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmek istiyorsanız kan,  idrar ya da nefes testlerinden birini yaptırabilir ve kanınızdaki keton seviyelerinin seyrini de bu şekilde takip edebilirsiniz.

Fakat uzmanların da altına çizdiği bir durum var ki; eğer sağlıklı hissediyorsanız ve hedeflediğiniz gibi kilo veriyorsanız, keton seviyelerini saplantı haline getirmeniz de gerekli değil.

Yani eğer ketojenik diyet avantajlarını yaşıyorsanız keton seviyeleri ya da ketozis evresinin vücudumuzda neden olduklarını birebir takip etmeye çalışmaya da gerek yok.

Güncel Kalın!

Türkiye'nin en iyi koçları ve uzmanları ile en iyi kilo verme yolculuklarını, başarı hikayelerini ve ilham verici röportajları ilk sen okumak ister misin? Hayatını değiştirmeye bugün başla!

Benzer Yazılar