Bakliyatlar: Doğanın Gizemli Süper Besinleri

Evet, eğer bu yazıyı okuyorsanız siz de yedikleriniz konusunda endişelisiniz ya da kilo problemi yaşıyorsunuz demektir. Bu nedenle doğal olarak biliyorsunuz ki beslenme alışkanlıklarımız, obeziteye gibi bir çok hastalığa davetiye çıkarıyor ve bu çağımızın kronik sorunu.

Bugün dünyada sağlıklı beslenmenin önemi gittikçe daha çok artarken, tüketilebilecek yiyecekler de bir çoğumuz için sürekli soru işaretleri konumunda.

Bakliyat Nedir?

bakliatlar ve çeşitleri

Bakliyatlar, baklagil ailesindeki bitkilerin yenilebilir tohumlarıdır. Bakliyatlar kabuklarda büyür ve çeşitli şekil, boyut ve renklerde oluşabilir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tüm bakliyatları 11 başlık altında inceliyor. Bunlar: Kuru fasulye, kuru bakla, kuru bezelye, nohut, börülce, güvercin bezelye, mercimek, Bambara fasulyesi, burçak, acı bakla ve her yerde görülmeyen türdeki bakliyatlar.

Bakliyatların çok uzun ve zengin bir geçmişi var. Yapılan araştırmalarda, bakliyatlara ait ilk bulgu, bundan 11.000 yıl öncesinde Orta Doğu’daki en eski insan uygarlıklarından bazılarına ev sahipliği yapan Bereketli Hilal bölgesinde görülmüş. En temelde birer bitki olan mercimek, kuru fasulye, bezelye ve nohut gibi bakliyatlar, tarih boyunca bir çok medeniyet için ana besin kaynağı olmuş.

Fakat çağımızda daha kolay ve daha kısa sürede hazırlanabilmesinden dolayı hazır gıdaların kullanımının artması ve en önemlisi insanların damak tatlarının sağlıksız onlarca gıdaya çok alışmış olması, bakliyat ve faydalarını hayatlarımızdan uzaklaştırmış durumda.

Hatta ülkemizde ve benzer şekilde bir çok ülkede uzun yıllardır bakliyatlar “fakir yemeği” olarak etiketlenmiş ve tüketimi de aynı ölçüde azalmış. 🙁

Fakat tüm bu itilmişliğine rağmen bakliyatlar bize hala oldukça cömert davranmaya devam ediyor. Doğanın armağanı olarak sofralarımıza renk katan bakliyatlar protein, lif, B vitamini, folik asit, demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve çinko gibi onlarca vitamin ve mineral ile çok zengin içeriklere sahip. Detaylı içerik bilgisi için şu linkteki makaleyi de okuyabilirsiniz. 

Bu içeriklere bağlı olarak da dünya üzerinde onlarca hastalıkla savaş için vazgeçilmez bir besin kaynağı durumunda.

Bakliyatlar Yüksek Protein Kaynağıdır

Yapılmış araştırmalara göre, besin değerleri açısından inanılmaz derecede zengin olan bakliyatlar, minicik görüntülerinin altında yoğun proteinle dolu. Diyetlerimizde bakliyat tüketimi vücuda protein almanın, sağlıklı olduğu kadar uygun fiyatlı bir yolu da diyebiliriz.

protein deposu bakliyat

Ayrıca içeriğinde bulunan bu zengin protein, et ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalardan alınan proteinden farklı olarak, hormon ya da antibiyotik kalıntıları içermiyor ve bu da bakliyatın değerini daha da artırıyor.

Dünya çapında Hindistan, Pakistan, Akdeniz Ülkeleri ve Yakın Doğu Ülkeleri’nin mutfaklarında eskiden bu yana geniş yer edinmiş olan bakliyatlar, hayvansal proteinin mükemmel bir alternatifi olarak trend konumuna gelmiş durumda.

Sağlıklı bir beslenme listesinde herkesin mutlaka düzenli protein alımına ihtiyacı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunun yanında düzenli spor yapanların ya da kas çalışanların protein ihtiyacı daha da artıyor. Bu nedenle sağlıklı yaşayan herkesin beslenme listesindeki hayvansal gıdadan gelen proteinin en iyi ve güçlü alternatifi bitkisel protein olarak karşımıza çıkıyor. Bakliyatlardan gelen ve diğer vitaminlerle birleşmiş olan bitkisel protein tam da bu yüzden çok önemsenmeli ve yemek listelerine eklenmeli.

Kan Şekeriniz Sürekli Oynamasın!

Sağlık deposu bakliyatların glisemik indeksi de oldukça düşük.

Glisemik indeks ise basit şekilde açıklarsak yiyeceklerin kan şekerinize olan etkisi. Düşük glisemik indeksi olan gıdalar kan şekerinde sadece küçük bir artışa neden olurken, yüksek glisemik indekse sahip olan gıdalar kan şekerinde büyük oranlarda artışa neden oluyor ve bu da sağlık için tehdit anlamına geliyor.

Hali hazırda diyabet hastalığınız varsa beslenme listenize bakliyatları eklemek, kan şekerinizi yönetmenizi  kolaylaştırıyor. Diyabet hastası değilseniz de kan şekerinizi her zaman en sağlıklı seviyede tutmak için bakliyatları mutlaka diyetinize eklemelisiniz.

Bakliyatlar Folik Asit Haplarına Alternatif

Folik asidin yeni hücreler üretme ve koruma konusundaki hünerleri zaten malumunuz.  Bakliyatlar, içeriğindeki B vitamini ve zengin folik asit seviyesi ile hamile kalmaya hazırlananlar, tüp bebek hastaları ve yeni anneler için de bulunmaz bir kaynak.

Bakliyatların türlerine göre içerdiği folik asit oranı da değişebilmekte. İnternette kısa bir arama yaparak ya da buradaki makaleyi okuyarak en çok hangi bakliyatı tüketip, folik asit haplarına verdiğimiz paradan tasarruf sağlarız bir bakmak lazım. 🙂

Her Sabah Yulaf Yiyenler de Burada mı?

Yeni sağlıklı beslenme trendimiz yulaf. Her sabah ofislerde ve evlerde onlarca kaşık yulaf süt ve yoğurtla birleşerek midelerimize giriyor.

Yulafın bu kadar popüler olmasının nedeni de tabi ki içindeki lif oranı. Lif kaynakları vücudumuzda açlık hissi oluşmasını geciktiren, uzun süre tok tutan ve dolayısıyla kilo vermek için büyük önem taşıyan kaynaklar.

İşte bakliyatgiller lif oranı ile de yine çok favori bir besin kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Düşük yağ oranı, zengin protein içeriğinin yanı sıra yüksek lif oranı kilo vermek ve sağlıklı yaşamak için yaptığımız sporları ve diyetlerimizi tüm gücüyle destekliyor. Aynı zamanda lif oranının yüksekliği diğer tüm içeriklerle birleşince kolesterolü düşürürken bağırsaklardaki toksinlerin atılmasını da sağlıyor.

Küresel Açlıkla Savaşta da Önemli Aktör!

Bakliyatlar bu zengin içerikleri sayesinde dünya sağlık insiyatiflerinin de merceği altında.

Dünyada önlenemeyen şekilde artan küresel açlık ve yetersiz beslenme sorununu çözmek için hayvansal proteine göre çok daha uygun fiyatı ve içeriğindeki lif, potasyum, magnezyum, demir oranlarıyla bakliyat muhteşem bir çözüm gıdası konumunda. Yani açlığa çözüm olmanın ötesinde besin değerleri sayesinde kronik sağlık sorunları için de kullanımı çok kıymetli.

USDA (Ulusal Gıda ve Tarım Enstitüsü) bakliyatların sunduğu çözümleri, milyarların derdine çare olabilecek alternatif olarak değerlendiriyor. Dünyanın bir yarısında insanlar tükettikleri sağlıksız besinler ve yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle obezite, şeker, kalp ve kolesterol gibi hastalıklarla boğuşurken, diğer kısmında ise açlık kol geziyor ve  ne yazık ki açlıktan insanlar hayata veda ediyor. Enstitü buna “Milyarların İkilemi” adını veriyor.   Ve yine derde deva olarak da Bakliyatlar işaret ediliyor.

Bunca bilgiden sonra, bakliyat yiyin yedirin lütfen.

Hatta beslenme listelerinizdeki bakliyatları ve nasıl tükettiğinizi de bizimle paylaşın, hep beraber sağlığımızı büyütelim.

Benzer Yazılar